Ayrı ayrı nötr olan p tipi ve n tipi iki bölgeyi tek kristalin içinde yan yana getirdiğimizde sınırda bir elektrik alanı oluşabilir. Bunun nedeni dışarıdan pil bağlamamız değildir. Hareketli taşıyıcıların yoğunluk farkı nedeniyle yayılması, geride hareketsiz katkı iyonlarını bırakır. Bu yükler taşıyıcıların daha fazla yayılmasına karşı koyan bir alan kurar. p–n ekleminin davranışı bu karşılıklı süreçten doğar.
Ön bilgilerimiz yarı iletkenler ve katkılama, elektriksel iletkenlik ve etkin kütle ve delikler. Tek boyutlu, ani katkı değişimli, aynı yarı iletkenden yapılmış bir eklem kullanacağız. Katkılar tam iyonlaşmış, bölgeler dejenere olmayan durumda ve sıcaklık her yerde aynı olsun. Önce dış gerilimsiz termal dengeyi, sonra küçük ve orta ileri gerilim altında ideal diyot yaklaşımını inceleyeceğiz.
1. Eklemin iki yanındaki taşıyıcılar
Sınırı noktasına, p bölgesini sola, n bölgesini sağa yerleştirelim. p tarafında akseptör yoğunluğu , n tarafında donör yoğunluğu olsun. Eklemin uzağındaki nötr bölgelerde yaklaşık , yazılır. İlk alt indis taşıyıcı türünü, ikinci alt indis bölgeyi anlatır. Azınlık yoğunlukları ise öz taşıyıcı yoğunluğu kullanılarak ve olur.
Elektronlar yoğun oldukları sağ taraftan sola, delikler yoğun oldukları sol taraftan sağa yayılma eğilimindedir. Buna difüzyon denir. Elektronlarını kaybeden sağ bölgede pozitif donör iyonları, deliklerini kaybeden sol bölgede negatif akseptör iyonları açığa çıkar. İyonlar kristaldeki yerlerinde kalır; elektron ve delikler gibi serbestçe karşı tarafa akmazlar.
Bu sabit yüklerin alanı pozitif taraftan negatif tarafa, yani n bölgesinden p bölgesine yönelir. Koordinat seçimimizde alanın bileşeni negatiftir. Elektronun kuvveti alanın tersine, deliğin kuvveti alan yönündedir. Böylece alanın oluşturduğu sürüklenme akımları, difüzyon akımlarını dengeleyebilir. Termal dengede toplam akım sıfırdır; bu sonuç içeride elektrik alanı sıfır demek değildir.
2. Tükenim yaklaşımı hangi kolaylığı sağlar?
Sınır çevresinde hareketli çoğunluk taşıyıcılarının sayısının büyük ölçüde azaldığı bölgeye tükenim bölgesi denir. Yaklaşık modelde bu bölgedeki hareketli yükleri sabit katkı iyonlarının yanında ihmal ederiz. p tarafındaki genişlik , n tarafındaki genişlik , toplam genişlik olsun.
Hacim yük yoğunluğunu ile gösterelim; birimi ‘tür. Temel yük büyüklüğü kullanıldığında, aralığında , aralığında alırız. Bölgenin dışında yaklaşık nötrlük nedeniyle yük yoğunluğunu sıfır sayarız. Sınırlar gerçekte bu kadar keskin değildir; tükenim yaklaşımı hesaplanabilir bir ilk modeldir.
Toplam negatif ve pozitif yükün eşit büyüklükte olması gerekir:
Bu eşitlik eşit genişlik şartı değildir. Katkısı daha düşük olan tarafta aynı yükü biriktirmek için daha büyük genişlik gerekir. Örneğin ise olur. Eklemin alanı bu denklemde iki tarafta ortak olduğu için sadeleşmiştir.
Şekilde hareketli taşıyıcıların azalması, bütün madde yoğunluğunun azalması anlamına gelmez. Kristalin atomları ve bağları yerindedir. Dengeyi oluşturan yük, büyük nötr arka plan üzerindeki küçük bir farktır.
3. Poisson denkleminden alanı bulmak
Elektrik alanının bileşenini , yarı iletkenin dielektrik geçirgenliğini ile gösterelim. Bir boyutta Gauss yasası:
olur. p tarafında sağ taraf sabittir. Alanın sınırında sıfır olduğunu kullanarak integrasyon yaparsak:
buluruz. n tarafında alanın sınırında sıfır olması şartıyla:
elde edilir. Her iki ifade kendi aralığında negatiftir. noktasındaki değerlerin eşit olması, az önceki yük dengesi koşulunu yeniden verir. Alan grafiği sıfırdan negatif bir tepeye inen ve yeniden sıfıra çıkan iki doğru parçasıdır.
Elektriksel potansiyel için tanımlanır. n tarafıyla p tarafı arasındaki yerleşik potansiyel farkı olsun. Alan grafiğinin negatif işaretli integralini alarak:
buluruz. Alan grafiğinin iki üçgeninin alanlarını toplamak aynı sonucu verir. MIT’nin eklem elektrostatik notları tükenim yaklaşımı ile daha tam Poisson çözümünü karşılaştırır.
4. Yerleşik potansiyeli taşıyıcı oranından bulmak
Dengede kimyasal potansiyel kristal boyunca ortaktır. Elektronun elektriksel potansiyel enerjisi olduğundan, potansiyelin yüksek olduğu n tarafında bant kenarları daha aşağıdadır. Boltzmann doluluğu kullanıldığında elektron yoğunlukları oranı:
olur. Boltzmann sabiti, mutlak sıcaklıktır. Nötr bölgelerdeki yoğunlukları yerine koyarsak oran olur. Doğal logaritma alıp ile bölerek:
elde ederiz. Logaritmanın içi boyutsuzdur; bütün yoğunlukların aynı hacim biriminde yazılması gerekir. ifadesine termal gerilim denir. için yaklaşık ‘tur.
Bu iç potansiyel farkı, eklemin uçlarına voltmetre bağlayıp sürekli enerji elde edebileceğimiz bir pil gerilimi değildir. Ölçüm devresindeki temaslar ve elektrokimyasal denge birlikte değerlendirilir. Termal dengede devreyi dolaşarak net iş çıkarılamaz; içeride alan olması tek başına bir enerji kaynağı oluşturmaz.
Sürüklenme ile difüzyonun sıfır toplam akım vermesini işaretleriyle kontrol edelim. Aynı malzemede ve dengedeki ortak Fermi düzeyi kullanıldığında olur. Buradaki ortak , elektriksel potansiyel enerjisini içeren enerji referansında elektrokimyasal denge düzeyidir. Türev alırsak:
Elektronun difüzyon parçacık akısı ‘tir. Bunu negatif yükle çarpınca geleneksel difüzyon akımı çıkar. Pozitif hareketlilik ile toplam elektron akımı:
olur. Dejenere olmayan yerel denge koşullarındaki Einstein bağıntısı iki terimi tam götürür. Alan ve yoğunluk gradyanı ayrı ayrı sıfır değildir; akımları dengelenir. Aynı denetim delikler için de yapılabilir. Bu taşıma bağıntısı, MIT eklem akımları dersindeki denge ve enjeksiyon ayrımını somutlaştırır.
5. Sayısal örnek: Genişlik ve en büyük alan
, , alalım. Önce yoğunluk oranı olur. Böylece:
Yük dengesiyle ve yazıp potansiyel denklemine koyduğumuzda:
çıkar. Şimdi metre birimine geçmeliyiz: . Geçirgenliği , model değeri seçelim. Hesap:
verir. Katkılar eşit olduğundan her taraftaki genişlik ‘dir. Alan üçgeninin alanı olduğu için en büyük alan büyüklüğü olur. Küçük bir mesafeye yayılan volt altı potansiyel, büyük bir yerel alan oluşturabilir.
6. Dış gerilim engeli nasıl değiştirir?
Uygulanan gerilimi diye tanımlayalım. ileri kutuplamadır. İdeal durumda eklemin etkin potansiyel engeli olur; taşıyıcı enjeksiyonu kolaylaşır. ters kutuplamadır, engel ve tükenim genişliği artar. Tükenim modeli geçerli kaldığı sürece genişlik formülünde yerine kullanılır.
Önceki ekleme uygulandığında potansiyel farkı olur. Genişlik karekök ile değiştiğinden bulunur. Bu sonuç kırılma olmadığını ve kullanılan yaklaşımın sürdüğünü varsayar. Ters gerilimi sınırsız artırırsak aynı basit modelle devam edemeyiz.
7. İleri akımın üstel bağı nereden gelir?
İleri gerilim, eklem kenarındaki azınlık yoğunluklarını denge değerlerinin katına çıkarır. p tarafına enjekte edilen elektron fazlalığı olsun; denge azınlık yoğunluğudur. Benzer biçimde n tarafındaki delik fazlalığı olur.
Eklemin uzağına doğru ölçülen uzaklığa diyelim. Nötr bölgede sabit difüzyon katsayısı ve azınlık ömrü ile durağan fazla elektron denklemi biçimindedir. Uzakta fazlalığın sıfıra gitmesi, çözümü yapar; difüzyon uzunluğudur.
Sınırdaki türev olduğundan elektron difüzyon akımının büyüklüğü olur. Delik katkısını da ekleyip eklem alanı ile çarparsak:
delik difüzyon katsayısı, delik difüzyon uzunluğu, pozitif doyma akımı parametresidir. Bu ideal diyot denklemi, düşük enjeksiyon, yeterince uzun nötr bölgeler ve tükenim bölgesindeki yeniden birleşmenin ihmal edildiği koşullara dayanır. MIT’nin akım-gerilim ders notları ideal ve gerçek davranışın ayrımını işler.
Şekil akımı ‘ye, gerilimi ‘ye bölerek gösterir. Gerçek diyodun kırılma ve seri direnç bölgeleri bu eğrinin kapsamına dahil değildir.
8. Tükenim bölgesi yük depolar mı?
Ters kutuplamada akım küçük olsa bile eklemin yük dağılımı gerilimle değişir. Bu nedenle eklem bir kapasitans gösterebilir. Ters gerilimin pozitif büyüklüğüne diyelim. Simetrik katkılı örnekte iki tarafın genişliği olduğundan, bir taraftaki sabit yükün büyüklüğü olur. Burada ortak katkı yoğunluğu, eklem alanıdır. Karşı taraftaki yük eşit ve zıt işaretlidir.
Genişlik denkleminden yazabiliriz. İki tarafın ‘ye göre türevini alırsak olur. Bunu içine koyduğumuzda:
elde ederiz. küçük sinyal eklem kapasitansıdır; birimi faraddır. Ters gerilim arttıkça tükenim genişliği büyür, kapasitans küçülür. Bu sonuç iki iletken levha arasında boşluk varmış gibi birebir bir fiziksel yapı kurmaz; gerilim değişimine karşı yük değişiminin benzer matematik taşıdığını gösterir.
Kapasitans ölçümü böylece tükenim bölgesinin genişliği ve katkı profili hakkında bilgi taşıyabilir. İleri gerilimde enjekte edilen azınlık taşıyıcılarının depolanması başka bir kapasitans katkısı getirir. Buradaki tükenim hesabını her kutuplamada tek başına kullanmamalıyız. Yavaş denge elektrostatik modeli ile hızlı zaman yanıtı arasında da taşıyıcıların yetişebilmesi koşulu bulunur.
9. Sayısal örnek: Küçük gerilim artışı büyük akım değişimi
ve olan ideal modelde seçelim. Üstteki boyutsuz sayı olur. Dolayısıyla:
Gerilim olduğunda aynı hesap verir. Yalnız artış akımı yaklaşık kat büyütmüştür. Bu oranı doğrudan ile de denetleyebiliriz; ileri akımlar büyükken eksi bir terimi ihmal edilebilir.
Bu üstel ilişki diyodun belirli bir gerilimde aniden açılan kusursuz anahtar olmadığını gösterir. Sık kullanılan sabit eşik gerilimi yaklaşımı, belirli bir akım aralığındaki devre hesaplarını basitleştirir. Gerçek akım sıcaklığa, doyma akımına, yeniden birleşmeye ve seri dirence bağlıdır. İleri gerilim büyüdüğünde yüksek enjeksiyon, ters gerilim büyüdüğünde tünelleme veya çığ kırılması temel modeli değiştirebilir. Eklemin anlaşılması için hem uzaysal yük dağılımını hem taşıyıcıların denge dışı hareketini birlikte tutmak gerekir.